KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ÖNEMİ VE ÇEŞİTLERİ

Kentsel dönüşüm düzenlemeleriyle, doğal afetlerde çökme riski taşıyan yapıların risksiz hale getirilmesiyle olası büyük yıkımların önlenmesi amaçlanmaktadır. Dönüşüm uygulamalarıyla, can güvenliğinin yanı sıra kullanıcı konforu da arttırılacak, kente daha nitelikli bir yapı stoğu kazandırılacaktır. Yenilemeler yapı ve çevresinin katma değerini yükseltecektir. Ama burada asıl amacın, dönüştürülen yapılar ve alanlardan rant elde etmek değil, can ve mal güvenliğini sağlamak olduğu unutulmamalıdır.

Kentsel dönüşümü sadece yapının yıkımı, yeniden yapımı ve bunun sonucunda elde edilecek rant olarak değil, bu süreçten etkilenen topluluğun, karşılıklı anlayış içerisinde ortak katma değer elde edebileceği bir sosyal dönüşüm süreci olarak da tanımlayabiliriz.

Bu bağlamda, kentsel dönüşüm projelerinin mekana ve yaşama olumsuz etkilerinin olabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Günümüzde giderek yaygınlaşan Sosyal Etki Değerlendirme (SED) Raporları’yla, dönüşüm süreçlerinin olası olumlu ve olumsuz etkileri önceden araştırılıp tanımlanarak, bu etkilerin azaltılması için hazırlıklar yapılır. Bu anlamda, Sosyal Etki Değerlendirme (SED) Raporları, dönüşüm projelerinde yaşanan olumsuzlukların en aza indirilmesi, empati yoluyla beklentilerin ortaklaştırılması ve uzlaşma yoluyla gerilimsiz kentsel ve sosyal dönüşüm projelerinin gerçekleştirilmesi için bir gerekliliktir.

Kentsel dönüşüm uygulamalarına bakacak olursak, ilgili yasada “riskli rezerv alan”, “riskli alan” ve “riskli yapı” tespitleriyle çalışmaların başladığı görülmektedir. Dolayısıyla kentsel dönüşüm modelleri bu tanımlara uygun şekilde yapılır. Ama Kadıköy özelinde hazırlanan bu rehberde, riskli yapıyla ilgili olarak parsel bazında dönüşümler ele alınacaktır.

Güncellemelerden haberdar olabilmek ve rehberin basılı versiyonunu indirebilmek için formu doldurunuz.
Bu formu doldurarak ISMD ve YTONG'dan e-posta alımını kabul etmiş sayılırsınız.